KÖPEK..
- Halil Karanfiloğlu

- 9 Mar
- 2 dakikada okunur

Onunla ilk işyerine giderken yolda karşılaştık.Çok yorgun ve bitkin bir hali vardı.İş yerime kadar beni takip etti.Aç olduğu kesindi. Ona yemesi için bir şeyler alıp verdim.Sonraki günler
Alıştık birbirimize,her gün işyerinin kapısında karşılıyor.
Kimi zaman besliyorum.Kimi zamanda bana arkadaşlık ediyor benimle … Köpeğim demek bencilce belki de, köpek işte, kendisi kendine ait bir canlı. Nedir bu sahiplenme hevesimiz zaten…
Sıkı bir bağ oluştu sonra zamanla aramızda. Bence insanlar gibi hayvanlarda da var “kader” dediğimiz dayanak… Kimileri süslenip püslenip sahiplerinin sıcacık evinde yaşarken, kimileri de sokaklarda yaşam savaşı veriyorlar.
Bir köpek işte, benim değil, sokakların köpeği… Neden benim olsun ki zaten, besliyorum diye sahiplenme hakkı mı veriyorlar bana…
Bir köpek, ismini sormayın koymadım … İçimden geçmiyor değil aslında bir isim vermeyi beyaz köpeğe diye, onun bir ismi var zaten diyorum, “Köpek” işte… Hem bir isim versek beğenecek mi bakalım, ya kabullenmez ve sevmezse onu çağırdığımız ismi…
Böylede Seviyor beni köpek, ayrılmıyor yanımdan, koruyor bazen de… Zannederim ki özgürlüğünü kısıtlamadığım için bu kadar seviyor beni. Belki de kendisiyle ilgili tercihleri ona bıraktığım için… O ne zaman isterse geliyor bana o zaman yemek veriyorum, ne zaman oyun oynamak isterse oynuyorum, ne zaman gitmek isterse gidiyor… Anayasamız yok, kanunumuz yok, baskı hiç yok. Yemek verdim hemen yiyeceksin yönetmenliği yok, yemek saatleri düzene girsin , genelgemiz yok. Kaygımız yok mahkememiz yok ...
Tam doyurmuyorum ki bazen onu, kendini unutmasın, koyuvermesin birdenbire kendini , umutsuz hayallere kapılmasın diye belki de…Tembellik yok
Biz insanlar da öyle değil miyiz, en ufak bir rahatlıkta kendimizi hayal dünyasının içinde bulup sonra da gerçekleri tadınca psikolojimizi bozuyoruz.
Bakın bir şekilde döndü dolaştı konu bencilliğimize geldi unuttuk birden köpeği…
Bir köpeğe bile kendi isteklerimiz yönünde baskı kursak hemen indiriyor köpek kuyruğunu, dönüyor arkasını ve gidiyor… Ona verdiğiniz yemeği bile yemiyor belki de… Burnundan geliyor, isteği bitiyor… İnsanlar neden böyle olmasın ki…
Özgür bırakmalı bence her insanı hatta tüm canlıları Yaşama sevinci bitmeden, kendi tercihini kendisi yönetmeli…Kolay mı, biliyorum değil…
Yüzyıllardır süregelen herkesin işine karışma huyumuz genlerimize işlemiş.
Bütün bir insanlık hep bir başka canlı üzerinde hüküm kurma peşinde. Sadece başka canlılara değil hayır, kendi cinsleri üzerinde de aynı durum baki.
Güç ve iktidar hırsımız bizi esaretine alır ve sürükler. Hele bol para bunların ikisini de içimize hapsetmekten zevk alır. Alabildiğine başımızı döndürür. Artık aynada kendini görmezsin. Çünkü Hayallerinin kahramanı bile yenmişsindir.
Oysaki hayat ve doğa hepimize yeterli ve görülmeye değerdir. Üretilen her şey fazlasıyla yetiyor tüm canlılara... Sadece paylaşmıyoruz... Mecburi paylaşılan bir tek hava denilen hüküm altına alamadığımızı eşit kullanıyoruz. İnanın onu da bol kirleterek kullanmayı yeğliyoruz. Hiçbir
şeyi doğallığında kullanmıyoruz. İçimizdeki o kara lekeyi temizleyemiyoruz bir türlü . Kendi doğasında her şeyi bir bıraksak....
Ortak yaşamanın yollarını bilmem kaç yüzyıldır bu aklımızla çözemedik. Ben bunları düşünürken Köpek anlamsız bana bakıyor. Anlıyorum ki sadece akıl bir işe yaramıyor. Yaramayacakta… Her yerde savaş, ölüm ve tutsak bir dünya ..Köpek baktı ben anlamsız düşüncelerimleyim. Uzaklaştı..Tüm hayvan severlere selam olsun



Yorumlar